8 Kasım 2010 Pazartesi

Başlıksız 39



Yakasına kurdela taktığım sevdalardan 'pekiyi' ile geçmeme rağmen, biriktirdiğim parayla kumbara alacak kadar salaktım da... Yatırım yapmadım sevdalarımın üstüne, göz boyamadan, allamadan, pullamadan sevdim, olandan tükettim daima, ipotekledim duygularımı, başka bedenlerde, soluk benizli kızıldereli aşklarına aldandım... Hamdım...
Ateşler içinde kaldım, karıncalar söndüremedi ateşlerimi, tutunamadım sevdaların erişilmez zirvelerine. Bir yağmur bulutuydum sisli, puslu yollardan gelen... Yoruldum, kırıldım, tadımdan yenmezdi derdin. Uçurumdan saldığın beyaz güvercinlerin doğaya uyum sağlamasını beklemek gibi birşey, yokluğun...Dedim ya sana sevgilim... Yandım...
Sabahlarına uyanacağım mutluluk rüyalarım var, sinirlerimi aldırdığım güzel günlerim, en baştan sevebileceğine inan(ama)dığım bir kalbim var... Bildiğim; her karanlık kötü gecenin, bir sabahı var. Yanlışlarımla yarışmamaya, adam gibi yaşamaya, aklıma, dilime, çeneme dur demeye, yalnız başıma yürümeye karar verdim... Koskoca bir şehri sana bırakıp gideceğim, hayallerimi bırakacağım bilmediğim sokak lamlalarının akislerine... Zamanı geldi, belki de geç bile kaldım...Piştim...

Burak Baş
14.09.2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder