8 Kasım 2010 Pazartesi

Başlıksız 40



Bir sevdayı üç paragrafta yaşayacaksın...

Girişin olacak bir kere gönül kapısından, daha ilk dakikadan niyetini ortaya koyarak... Elleri güzel olduğu için seveceksin ilk başta belki ama, yüreğinden gelen karnıbahar kokusuna tutulacaksın. Bir anneni, bir ablanı, bir de sevdiğini kokusundan tanıyacaksın. Kan ter içinde kalsa da, bin farklı çiçeğin arasından gözlerin bağlı olsa da bileceksin... Dedim ya, daha ilk dakikadan seveceksin, 'yarın' garantisi olmadığı için ertelemeyeceksin.
Elinden sımsıkı tutacaksın. Değil senden gitmek, eve gidiyorum ben dese, yüreğin orta yerinden dağlanacak... Gitme ihtimalini bir kere bile düşünmeyeceksin... Kırmayacaksın, sinirlenmeyeceksin, her güzel şeyi sözlerinle mahvetmeyeceksin... Anlamını yitirir diye söylemekten korkmayacaksın, öyle bir hissettireceksin ki ona sevdiğini, bir küçük bakışmada anlayacak, kelimelerle tarif edemediğin duyguları... Seveceksin abi seveceksin... Hemde ölümüne... Bileceksin ki onsuz hayat, ölümden bile beter, diyeceksin ki sensizliğe ben sadece kabirde katlanırım... İste gökkubbeyi yerlere sereyim... Öyle seveceksin işte, Aladdin'e, sihirli lambalara, fallara, büyülere inanacaksın, nazarlara gelmekten korkacaksın... En önemlisi zarar vermeyeceksin... 'O üzülürse' diye bir cümle bile aklından geçmeyecek, çünkü o senin kollarında bir ömür hiç üzülmeyecek.
Böyle seveceksin işte oğlum bir daha seversen, yaptığın hataları yapmayacaksın, her güzel günü bir iyilik yapıp denize atacaksın...
Ölüm ayırmazsa eğer ikimizi ve olur da sen bir gün gidersen... Meydanlara idam sehpaları kurduracağım, dilimde gevelediğim tüm gereksiz sözcüklerle kendimi kamçılayacağım, tek tek tırnaklarımı çekeceğim... Bir gülüşüne bir ömrümü feda edeceğim, dönmezsen, asla ölmeyeceğim...
Ölmek kurtulmaktır acılarından...
Müebbet seveceğim ulan...

Seversem...
Yaparsam...
Edersem...

Burak Baş
20-09-2010
17:40

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder