
Kanatlarında baharı müjdeleyen leylekleri görmezden gelmek kadar acı verici bu ilkbahar. Gökte güneş, kalbimde yağmur, ruhumda kar var. Mevsim normallerinin üstünde büyük bir aşkı teğet geçiyorum, üstüm başım paramparça. Hava durumları parçalı bulutlu yalnızlığıma çözüm arıyorlar, tamam herşeyi hallettim diyorum, bir yanardağ patlıyor ve tüm uçak seferlerim iptal ediliyor... Yıkılıyorum, takvime bakıyorum, bu mevsim "seni" hiç sevmedim...
Hep yalnızlık var içinde... Cemal Süreyya geliyor aklıma ve defterimin kenarına şu sözü yazıyorum...
"Ben neredeysem yalnızlığın başkenti orası."
Burda akşam olur ve mektuplar hasretlik söyler, zagrep radyosunda Lili Marlen türküsü...
Ne çok şarkı dinliyorum son günlerde... Bekleyecek misin beni sahiden on yıl, yirmi sene. Gelmeyeceğimi bile bile beklemek zor değil mi hadi söyle. Ağlıyor musun sabahları yatağından kalktığın zaman, ben her sabah senin nevresimlerinle uyanıyordum ya eskiden, istifa ettim salonda uyuyorum artık, gözyaşlarım da
istifasını verdi, gönül bankasından çektiğim gözyaşı kredileri yüzünden artık hiç ağlamıyorum. İçim kan ağlıyor diyorlar ya, artık onun ne demek olduğunu çok iyi biliyorum...
Anlatsana kocaman gözlerini kaldırıp bana,
Gözyaşların yağmurlarla yarışmaya başladı mı?
Burak Baş
13-05-2010
15:10
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder