25 Nisan 2010 Pazar

Başlıksız 25


Şimdi sana bunları anlatsam hatırlar mısın?

“Özgür Willydi” senin adın, hafta sonu olsun da yanımıza gel, beni elimden tutup denizin kenarın kadar götür, elimden simidimi al, birlikte en maviliğe kadar yüzelim, ben senin beline sarılayım, hadi baba gene “Özgür willy” olsana diye avazım çıktığı kadar bağırayım, sevinçten havalara uçayım…
Sonra bir de açıkta bir yerde senin keşfettiğin küçük bir adacık gibi bir şey vardı, orada su benim belime kadar gelirdi, arada beni orda bırakır yüzer yüzer gelirdin.
Baba beni havalara atsana dediğim bir gün vardı, sen beni havaya atıp tutmamıştın baba, bende Karadeniz’in bütün tuzlu sularını yutmuş, sabah kahvaltıda yediğim patates kızartmalarını kusmuştum…
Şimdi düşündüm de bunun bir diyeti olmalı…
Belki param bitmiştir, ama bitmemişse bile…
Sen bana en iyisi “para” gönder.
Gözlerinden öper, selam ederim…

Özgür Willy’nin oğlu.
24-04-2010

(Burak Baş'ın rivayetidir)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder