
Sen başka iklimlerde baharı beklerken, ben umutlardan yaptığım gemime, bütün hayvan ve bitkilerden birer çift alıp koyuyorum gelecek nesiller adına. Bir fırtına şehr-i viran edecek heryeri, biliyorum. Gözlerimin yaşını siliyorum ve olmayan güvercinimle haber gönderiyorum. "Vakit geç olmadan, her yer suya doymadan..."
Gözlerinden aldığım buğuyla cama isimlerini yazan yaramaz bir çocuğum.. Kırık dökük sevdalardan geçtim... Elimde bir "sahipsiz" kırmızı gül, bir ayağım kırmızı çizginin gerisinde, diğer ayağım çizginin önünde, ofsaytta mıyım? Bilmiyorum...
Bildiğim bir şey var...
Bu şehrin meydanlarında, garında, rıhtımında
Sensizlik bir türlü yakamı bırakmıyor
Bütün duraklarda, kahvelerde
Büyük küçük yalanların
Dönüp dönüp vuruyor ansızın beni
Vuruyor yerden yere
Yok ettim salındığın billur aynaları
Şimdi uzun uykuların tam zamanıdır
Bir yorgan misali örtündüm yalnızlığı
Bu yıl da aşk buraya hiç uğramadı...
Burak Baş
14-02-2010
12:59
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder