18 Nisan 2010 Pazar

Başlıksız 13 *


Elim ne kağıda uzanıyor bu günlerde ne kaleme, aklım başka bir alemde, ben başka bir alemde... Beynimin impulslarında bir seyir defteri, maviliklere anlatıyorum sensiz geçen, geçmekte olan ve geçecek günleri.
Tersane'de tamir olmayı bekleyen bir savaş gemisiyim... Aklımda en çok uzaktan bombaladığım liman kentlerinin gürültüden korkan küçük çocukları var... -Emekli olayım sessiz toplarla bonbon şeker atacağım Odessa'ya, Varna'ya ve adını bilmediğim ufak liman kentlerinin korkak çocuklarına.
Kocaman bir adam olduğum vakit, "özlemlerimi kareli defterlere değil, altına çizgili kağıt koymadan A4 kağıtlarına yazdığım gün" yıldızlara çıkacağım, ordaki sevgililer bana özensin diye. Ayın içinde oturan adamla konuşacağım, bulutların üzerinde deliler gibi zıplayıp en sevdiğim şarkıları söyleyeceğim... En güzeli ne olacak biliyor musun? Uzay boşluğuna tüküreceğim, hem de korkmadan ve istediğim kadar.
Sonra uzay boşluğunda kimsesizliğimle başbaşa kalacağım, bütün mektuplarımı uçak yapıp yollayacağım adreslerinize, bilin ki birgün size postacıdan değil de gökyüzünden bir zarf gelirse...
Sana da yazacak bir kaç satırım olacak elbet... Hepsini planladım. Eğer uzaya çıkarsam, aynen böyle yazacağım beyaz A4 kağıdının üzerine
Şimdi sen bana 100 öpücük versen
Ben onunla kalp depomu full'lesem
O zaman..!
Birlikte uzaya çıkar mıyız?
Yeniden...

Burak Baş
09-02-2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder