İpini bırakmadan özgürlüğe saldığın bir uçurtma, tasmasını takıp dolaştırdığın bir köpek gibi, sağlayamıyorsan gönül kasabanda huzuru, mahkumsun acı çekmeye... Bir kuşun kanadına sakladıysan umutlarını ve göç etmeye hazırlanıyorsa tüm kuşlar, gitmek lazım gelir, tabutunu bıraktığın kilitli taşlı başkent sokaklarına...
Herşeyden çok sevdiğin şehrin bir gün sadece 'o' olduğunu anladığın zaman acırmış sol yanın, bitirilmemiş bütün filmlerinin sonunun 'o' olduğunu öğrendiğin zaman akarmış gözyaşları ot bitmemiş kurak topraklara...
Ve hayat, sen kazanırken değil, bir kez yenik duruma düştüğün zaman bitermiş...
Vefa bir 'boza'ysa, aşk küçücük dünyaya sığmış bir 'koza'dır. Tırtılı görmeden üzerinde binbir rengi, gelmeyen baharı müjdeleyen kelebeği göremezsin...
Hayat işte, herşeye rağmen devam ediyor ve kalem bitiyor, kırılıyor yenisi bulunuyor da, kırıldı mı kalp bir kere, hiçbir hekim düzeltemiyor...
Ben şimdi gidiyorum 'hayat' yokluğumla iyi geçinmeye bak..
Burak Baş
19.11.2010
00:52

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder