8 Kasım 2010 Pazartesi

Başlıksız 36


Hüzünler oradan kalkar hep...

"Bir sızı olurdu içimde, camın kenarına herkesten önce yerleşir tekerleklerin her dönüşünde beni dertlerimden biraz daha uzaklaştıracağı anı beklerdim. Perdelerini kapatasım gelirdi biner binmez, o el sallayanların arasında bir kez bile bana bakan bir çift gözün sahibi bulunmazdı ama sana kadar canım yanmadı hiç... Senden önce her yolculuğun başlangıcında dedim ki, bir gün o gelecek ve yüreğim kendini bedenimden ayırıp bana uzattığı ellerine atıverecek... Öylesine emindim geleceğinden daha seni bilmediğim günlerimden ve öylesine şuursuzca inanıyordum birgün biteceğine bu terminal sızılarımın...
Demek hala küçücük bir çocuk varmış içimde eski filmlere inanan, ya da 3 yaşında bir çocuk hep "ama neden" diye soran... Yarın, ben yine koltuğuma yaslanıp, başımı buz gibi cama dayayıp tekerleklerin dönmesini bekleyeceğim, her turda huzura biraz daha yaklaşmaya dua ederek"...


Burak BAŞ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder