18 Nisan 2010 Pazar

Başlıksız 3


Zamansız yağar buralarda kar, annemin tabiriyle eşek kandıran güneşinden hemen sonra… Ve iklimsel bir kuşatmanın ilk ayağıdır, aralıkta başlayan ve marta kadar sürecek olan bir sevdanın başlangıcı. Buralarda kardan “adam” bile yapılmaz, buralarda “aşk” soğuktan donmuştur, hani yanlışlıkla birini sevmeye kalksan ya kalbin donar veremeden ölürsün, ya beynin donar kimi seçtiğini bilmezsin. Ne kadarda çok severdim oysa seni be kar. Annem perdeleri açardı ve bakardık dışarıya. İstediğimiz kadar “kar yağıyor” diye bağırmak serbestti ve “pepsi cips özel kola” demek. Şimdi kar yağdığı zaman özensiz saçlarımın arasında gezdiriyorum ellerimi ve bu sık sık tekrarlanıyor son zamanlarda. İlahi adaleti yargılamak bana düşmez, böylesine karanlık bir şehre, bünyesinin her yerinde sote olan bu şehre, bu kadar temiz, bu kadar beyaz hak değil.


Bir ülkenin teras katına imar izni olmayan özlemler yaşanmakta… Memleket özlemini gidermek için bir ecnebi bayramı daha beklenmekte. Hem “atar”ına hem “gider”ine kurban olduğum şehir… Geldiğim gün kapına, dön
yüzüme ve bak bana



-"Hoş geldin yiğit bizde seni bekliyorduk…"
-"Hoşbulduk."

Burak Baş
13-12-2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder